BaRışı isterken savaşı da beraber çağırdığımı, zevkin içinde acının olduğunu, yalnızca tek başına doğruyu kabul ederken arkasında hemen yanlışın da bulunduğunu, karşıtların; dualistik sistem gereği birlikte gelip gittiklerini,
Kendi Gerçekliğimin, Gönül dergahımda olduğunu, dışarı gittikçe kendimden uzaklaşacağımı, içime yürüdükçe cennetime varacağımı,
Gözüme görünen, kulağıma gelen ve deneyimime katılan her şeyin beni bana yansıtan bir ayna olduğunu, gitmesi gerekenlerden arınıp, yüreğimin seçimlerinde cesurca durmam gerektiğini,
Kanal mesajlarını, medyumları, hocalarımı, gurularımı kitaplarımı her an yanımda taşıyamayacağımı ve içime yürüdüğüm yolda bir yerde ve bir An’da onları da sevgiyle bırakmam gerektiğini,
Herkesin ancak ve ancak kendisi olabileceğini, hiç kimsenin benim Gerçeğimi ifade edemeyeceğini, bilemeyeceğini ve görmeyeceğini,
Ben dengelendiğimde dünyanın da benimle dengeleneceğini, ben değiştiğimde dünyanın da değişeceğini, sadece ve sadece kendimi değiştirebileceğimi,
Kurtarılacak kimsenin olmadığını, beni de kimsenin kurtaramayacağı nı, yapmam gerekenin, “kendimden” “yüreğimden” başka her şeyi bırakmam gerektiğini,
Benim gerçeğimin doğru veya iyi olması gerekmediğini, yalnızca benim Gerçeğim olması gerektiğini ve yüreğimde oturanın, diğer herkesin de yüreğinde oturan O’ndan başkası olmadığını,
Her şeyin, her An, mükemmel bir sistem ve eşzamanlılık içinde, herkesin ve her şeyin hayrına lütufkar zarif ve nezaketle gerçekleştiğine iman etmeyi unutmuşum.
Şimdi – Burada; kapısını çaldığım ve asırlardır önünde beklediğim; Aşkın, Sevginin, Güzelin, İyinin, Başarının, Huzurun, Dinginliğin, Bereketin, Mutluluğun ve aradığım her şeyin ve “Kendimin” orada olduğu Gönül Dergahıma giriyorum.
Ve hiçbir şeyden hiçbir şekilde ayrılmadığımı anladığım yerde, her şeyi sonsuza kadar bağışlamayı, kucaklaşmayı; İnsan kardeşlerime, Dünyaya Evrenlere ışığımla, sevgiyle ve aşkla yansımayı seçiyorum.
Bu Dünyada; Ruhumun asaletinde, sevginin aşkın hatırında, güzelliğin doğasında İnsan tadında yaşamak için...
EKLEME : 26 Temmuz 2014 Ölçme Değerlendirme Yönetmeliği ' nde yapılan değişikliğe göre en az ( ikisi sınav --e-okulda sınav bölümüne yazılacak-- biri ders içi etkinlik ) 3 not girilecek . Performans görevi kaldırıldı ya hani... artık en az 4 not verme zorunluluğu yok anlayacağınız. a) Haftalık ders saati üç ve üçten az olan derslerde iki, üçten fazla olan derslerde ise üç sınav yapılır. Sınavların zamanı, en az bir hafta önceden öğrencilere duyurulur. Bir sınıfta/şubede bir günde yapılacak sınav sayısı 8 inci sınıfta üçü, diğer sınıflarda ikiyi geçemez. Sınavların süresi bir ders saatini aşamaz. Zümrelerde iki sınav bir ders ve etkinliklere katılım notu verilecektir diye karar almak gerekir (sınavlardan birisi yazılı yapılacaksa bu da belirtilmelidir) Hangi ölçeği kullanacağımıza da kendimiz karar verip zümreye yazıyoruz. Sınavlardan birisini isterseniz yazılı yapabilirsiniz ama ben ikisini de uygulama şeklinde yapıyorum ve değerlendirme ölçeği ha...
Yorumlar