Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Okul Blok Flüt - Melodika Repertuvar ( Başlangıç )

Blok Flüt Repertuvar 2021 Read more publications on Calaméo

19. Yüzyılda Cenaze Marşı (Danse funèbre)

19. Yüzyılda Cenaze Marşı (Danse funèbre) Biçimi Üzerine.. http://www.4shared.com/file/60674849/6f2d0fb0/CENAZE_MARI.html

Maddenin dördüncü hali

Bugüne kadar kitaplarda hep maddenin üç hali olduğundan bahsedildi. Katı, sıvı ve gaz... Ama araştırmacılar yeni bir halini daha keşfettiler... Şimdiye kadar bize öğretilen şey maddenin üç halinin olduğuydu. Ancak McGill Üniversitesi'nden fizik araştırmacıları bunu değiştirecek bir keşifte bulundular. Quasi three dimension denilen üç boyutlu elektron kristal yapı, maddenin dördüncü hali olarak nitelendiriliyor. Yapılan deneylerde özel bir cihaz kullanan araştırmacılar, ultra düşük (yüzlerce kat daha soğuk) sıcaklık seviyelerinde soğutulan bir ortam hazırlıyorlar. Daha sonra çok güçlü bir manyetik alan uygulanıyor. Böylelikle iki boyutlu elektron sisteminden yarı üç boyutlu bir sisteme geçiş sağlanıyor ve elektron kristal bir yapı oluşuyor. İşin teknolojiyle bağlantısı ise maddenin bu dördüncü halinin transistörleri çok daha gelişkin hale getirmeye yol açabileceğinde gizli. Böylelikle tek bir mikroçip'te çok daha yoğun bir ortam oluşturulabilecek. Her iki senede bir işle

müzikteki tüm gamLar

öğRenciyken MİOY ( MüzikseL işitme Yazma Okuma) defterimin kapağının içine yapıştırmıştım.  Resmi şuradan daha büyük göRebiLirsiniz.

En yaratıcı olduğumuz saat hangisi !!!

İngiltere'de yapılan bir araştırma yaratıcılığın tavana vurduğu saati belirledi. İşte o saat... İngiltere'de yapılan bir araştırma, beyin dalgalarımızın en fazla artış gösterdiği saatin gece 22.04 olduğunu ortaya koydu. Bin 426 ofis çalışanı arasında yapılan araştırmada, yaratıcılığın en az olduğu saatin ise öğleden sonra 16.33 olduğu belirlendi. Gönüllülerin beyin dalgalarını inceleyen uzmanlar, dalgaların artışını sağlamanın en iyi yollarından birisinin duş almak olduğunu belirtiyor. Araştırma sonuçlarına göre çalışanların yüzde 58'i, akıllarına gelen en iyi fikirleri not almadığı için unutuyor. Uzmanlar bu noktada kadınların erkeklere göre hafızalarının daha güçlü olduğunu, bu nedenle de akıllarından geçen fikirleri daha fazla hatırlama kapasitesine sahip olduklarını söylüyor.

başka bir aşk istemez – müLkiye marşı / nota-aLtyapı-hikaye

“MüLkiye marşı” diğer adLaRıyLa ( “Ey Vatan” ya da “Başka biR aşk istemez”) marşının aLyapısını indiRmek için buRaya tıkLayın. MÜLKİYE MARŞI Başka bir aşk istemez, aşkınla çarpar kalbimiz, Ey Vatan gözyaşların dinsin, yetiştik çünkü biz. Gül ki sen, neş'enle gülsün ay, güneş, toprak, deniz. Ey Vatan gözyaşların dinsin, yetiştik çünkü biz. Bir güneştin bir zamanlar, aya kadar kaldındı dün, Dün bir ay'dın, sislenen boşlukta yıldızsın bu gün; Benzin uçmuş bak, ne rüya'dır, bu akşam gördügün? Ey Vatan gözyaşlarin dinsin, yetiştik çünkü biz. Beklesin Türkoğlu'nun azminde kuvvet bulmayan, Sel durur, yangın söner elbette bir gün Ey Vatan Süslenir, oynar yarin, dün ağlayıp matem tutan Ey Vatan gözyaşlarin dinsin, yetiştik çünkü biz. Beste: Musa Süreyya Güfte: Cemal Edhem(Yeşil)       "Mülkiye Tarihi" ya da Tarihin Mülkiyelisi Mülkiye Marşı'nin güftecisi Cemal Edhem (Yeşil) Bey, 1921 mezunu 1918'de kaleme aldığı bu şiir i

BORSA NEDİR?

Köylü Ahmet Ağa, eşeğini satmaya karar vermiş. Kıymeti taş çatlasa 50 milyon lira etmeyen eşek için pazarlık payı da ekleyerek 100  milyon lira fiyat koymuş. Komşu köyden acilen eşşeğe ihtiyacı olan Mehmet ağa 100 milyon ödeyip eşşeği pazarlıksız satın almış. Köylü Ahmet eşşeğini satmış ama akşam da gözüne bir türlü uyku girmemiş... Gece boyunca düşünüp, durmuş. "Mehmet ağa 50 milyon liralık eşeğe niye 100 milyon lira verdi ?"!!!!!... diye. İçi rahat etmeyince ertesi gün eşeğini geri almaya karar vermiş. Pazara gitmiş Mehmet ağayı bulmaya ama, bir de ne görsün eşşek 200 milyon liradan satışa çikarilmis... İyice sıkıntı basmış ve kesin karar vermiş, geri alacak eşeğini... 200 milyon lira pazarlıksız ödeyip geri almış (.). Aynı olay bu defa Mehmet ağa'nın başina gelmiş, o da uyuyamamış. "Allah Allah... Ahmet niye 100 milyona sattığı eşşeği 200 milyona geri aldı???Var bu işin içinde bir iş..." diye gece boyunca düşünüp, durmuş. O da ertes

Sekseninci yıL marşı / aLtyapı - nota

Söz ve müziği Hasan Cihat ÖRTER ’e ait “ 80. Yıl Marşı ”nın ltyapısını “ buRadan ” indirebilirsiniz. not:  Kullanılan akorlar imaj dosyasındakilerle aynı değildir. İsteyen o akor kuruluşlarını da kullanabilir. bir de dalgınlıkla " Unutulmaz bu topraklarda yatan " bölümündeki Re'Leri diyez almışım. bilgilerinize...

Cumhuriyet’e 60. yıL Marşı – Nota/aLtyapı

Sözlerini Nejat SEFERCİOĞLU’nun yazdığı ve müziğini Nevit KODALLI ’nın yaptığı “ Cumhuriyet’e 60. Yıl Marşı ”nın altyapısı ve notası indirmek için “ buraya ” tıklayınız. imaj dosyasını paylaşan " aydansı " nickli öğretmenimize ve ayrıca altyapıyı -neredeyse tamamını- hazırlayan kardeşim Ersin Bişgen 'e de teşekkür ediyorum. bir küçük bilgi :  Kullanılan akorlar imaj dosyasındakilerle aynı değildir. İsteyen o akor kuruluşlarını da kullanabilir tabii ki :)

SİVAS’TA BİR “BAĞLAMA FESTİVALİ” HAYAL ETMEK!

Türkiye’de “iyi niyetle” bir şeyler yapmak mümkün müdür? Türkiye’yi “idare eden kadro”lar bu ülkede, iyi-güzel ve doğrudan yana bir şeyler yaşanmasını/yapılmasını, “gerçekten” arzu ederler mi, ediyorlar mı? Geçtiğimiz Haziran ayından itibaren neredeyse 4 ay boyunca Sivas’ta,uluslararası nitelikte ve Türkiye’de ilk kez yapılacak olan bir “bağlama festivali”nin hazırlık çalışmalarını, “festival sanat danışmanı” sıfatıyla, “gönüllü” olarak yürütmekteydim. Yola çıkışım, Cumhuriyet Üniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü öğretim görevlilerinden Zekeriya Kaptan’ın Ankara’ya gelip, üniversite adına böyle bir festival düzenleme düşüncesiyle başlamıştı. Zekeriya Kaptan, buluştuğumuz kafede heyecan ve umutla bana, gerçekleşmesini çok arzu ettiği bağlama festivalinden söz ediyor, üniversite yönetiminin projeye olumlu yaklaştığını belirtiyor ve benden de bu projeye her anlamda “destek” vermemi istiyordu. Açıkçası yıllardır özlemini çektiğim böyle bir fikre, ben de çok sıcak baktım ve neler yapılabil

2008-2009 Müzik dersi performans / proje ödev konuLarı…

bu mateRyaLin bir kısmı “ AydansI ” nickLi öğRetmen aRkadaşıma aittir. Burada yayınLamak için iznini aLdım. Bu vesiLeyLe ( Laf aRamızda bu vesiLe deniLen zatLa tanışmak da bir türLü mümkün oLmadı ) kendisine teşekkür ediyorum. Siz bunLarı kendi okuLunuza, öğrenciLerinizin duRumuna göre uyarLar/restoRe edeRsiniz aRtık. Unutmadan müzik dersinden her dönem en az 1 peRformans görevi, her öğretim yıLı için de yine en az 1 tane pRoje ödevi vermek zorunLuLuğu var. Açıkçası pRoje ödevi neyse de zaten bir peRformans deRsi oLan müzik deRsinde ayrıca peRformans ödevi/görevi vermek bana pek de anLamLı geLmiyor. SözgeLimi öğRendiği bir şarkıyı çaLgısıyLa çaLan çocuk zaten aynı zamanda bir peRformans sergiLemiyor mu?… ya da ne biLeyim, bir şarkının sesLendiriLmesi bir tür performans değiL midir? Hadi bakaLım bu ödevLerin rubRik’Lerini kim hazırLayıp bizimLe payLaşacak? Cevabı vermek istiyorum hemen. Hiçkimse tabii ki!!! Benim haLa umudum YOK!! RubRik de nediR? : Rubrik, performansı tanımlayan

SöyLeyemedim

Düşlerde sevdim seni söyleyemedim Sessiz öptüm nefesini söyleyemedim Sana ben şiirler sözler büyüttüm Sana ben baharlar yazlar büyüttüm Sana ben hummalı gizler büyüttüm Söyleyemedim Şarkılar yazdım sana okuyamadım Hep yanımdaydın oysa dokunamadım Sana ben hayaller düşler büyüttüm Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm Sana ben hummalı aşklar büyüttüm Söyleyemedim…

tanju duRu'yu kaybettik !

hatıRLadınız mı bilmiyorum tanju duRu’nun "Duru ZamanLar” albümünden bahsetmiştim 12 Mart 2008 tarihinde. Sonra o yazıdan sonra Tanju duRu iLe tanışmamız, yazışmaLarımız oLdu. TanJu duRu: merhaba, hazırladığınız sayfayı gördüm, elinize sağlık, teşekkürler.. mybiSGen: bir nebze katkım olabildiyse ne mutlu... bu arada müzik öğretmeniyim. bıktım artık sanatçı diye sallapati / zihinsanatengelli insanların saltanatından. öğrencilerimin adam gibi adamları bilmelerini istediğim için yazdım sizi bloğa. öğrencilerim de takip ediyor bloğumu. lütfen iltifat falan olarak da almayın. sadece hakkınızı teslim etmek istiyorum. kendinizin farkına varın diye yazıyorum bunları. siz bir kişi olabilirsiniz ancak -bilmem farkında mısınız?- sizin arkanızda sizi takip eden bir sürü yüz var / yürek var.. var allah var işte... yok efendim ismail yk ymış, bülent ersoy’muş... öğrencilerim bana sanatçı diye bunları söylüyor. kahroluyorum. 35 yaş bunalımına mı girdim acep? neyse kafanızı

It had To be You