Ana içeriğe atla

Finale'de Türk Müziği Fontları ve Makamlar İçin Hazır Şablonlar ( Templates )

Finale Nota Yazım Programında ( 2012-2014 ) Türk Müziği eserlerini yazmak için gereken font ve (Makamlar için ) Hazır Şablonlar ( Templates )'ı daha önce şuradan indirmiş ve kullanmıştım. Ancak yeni sürüme geçince ( 2017 ) bu şablonlar nedense çalışmaz oldu.
Ben de yeni sürümle uyumlu şablonlar hazırladım.
           Yeni font ve şablonları buradan indirebilirsiniz.



Dökümanları programa nasıl ekleyeceğiniz yine burada gayet güzel anlatılmış.
            Finale nota yazım programı ile ilgili öğrenmek istediğiniz bir şey olduğunda aşağıdaki linklere tıklayınız.
Ünsal Deniz
İ. Erdem Efe
Yılmaz Hak
Süleyman Tarman
           Faydalı olması dileklerimle

NE OKUMALIYIZ?

Kimimiz derslerini geçmek için, kimimiz ekmek parası kazanmak için, kimimizse boş vakitlerini değerlendirmek için okuduğunu söyler eder durur. Çünkü okuduklarımıza kılıf uydurmaya bayılırız. Azıcık aklı olan, okumanın bunlardan öte bir eylem olduğunu rahatlıkla anlayacak kabiliyete sahiptir. Esasında bu kabiliyet bizde ezelden beri bulunmaktadır; ancak bu mesele bizi ne okumamız gerektiğinden uzaklaştıracağı için bu kaideyi görmezden geliyorum.
En başta bilinmesi gerekir ki okumanın hiçbir kılıfı olmaz, olamaz. Hepimiz bir araya gelip bir çuval dolusu neden de bulsak, bu nedenler okuma eyleminin karşısında kimliksiz kalır. Zira okumayla gelen eylem, bahsi geçen eylemlerin hepsinin ötesindedir. Ötesindedir çünkü, uydurduğumuz kılıfın içini ya da dışını dolduran sadece okuma eylemidir. Okul, iş, aile ve hatta toplumsal yaşamımızda bulunan rolleri yahut statüleri okuyarak değil, bu eylemi yerine gereğince getirdiğimiz (ya da getiremediğimiz) için edinmişizdir. Serüvenin sonuna gelmeden yaşam basamaklarının birçoğunu eşin dostun yardımıyla çıktıktan sonra nihayetinde rutine kavuşan yorgun (!) vücutlarımızı dinlendirmek için, onca okuduklarımızı unutarak biraz dinlenmeyi (?) uygun bulur ve öğünümüzü, bu zamana kadar okuduklarımızla, tatlandırmaya gayret ederiz.
Gelin böyle davranmayalım ve okumaya devam edelim. Ama okumalarınız sırasında illâki gittikçe ağırlaşan kavramların içine cebelleşeceksiniz diye bir kaide yok. Hatta kitap okuyacaksınız diye de bir kaide yok. Gazete okuyun, dergi okuyun, broşürleri okuyun... Biliniz ki aklın yolu birdir. Şayet okuduklarınızdan aldığınız anlamlara anlam katmaya gayret ediyorsanız o zaman biliniz ki eninde sonunda okuduklarınız diğer insanların okuduklarıyla eşleşecektir. İşte bu zaman okuduklarınızı değerlendirebilecek ve arkına kavuşan su gibi, denize kavuşana kadar, bir yolda akma yeteneğine sahip olacaksınız. Bu yetenek de sizi yaşama bağlayan köprüyü güçlendirecek, arayan beyinlerle sohbete götürecek ve hatta acılarınıza, yokluklarınıza derman olacaktır.
Birilerinin dediği üzere popüler ya da kötü denilen yazı ya da yazarları okumaktan çekinmeyiniz. Bu notlar hiçbir zaman gerçeği yansıtmayacaktır. Çünkü beyni aç olan okuduğunuza not vermekle değil, tersine, okumaya teşvikle uğraşır. Ama vesveseler ve gaibin en derininden gelen bu sesler hiçbir zaman kesilmez. Nietzsche okuyan, Platon okuyana; Platon okuyan, Gazali okuyana; Gazali okuyan, Hume okuyana; Hume okuyan, Orhan Pamuk okuyana; Orhan Pamuk okuyan Ahmet Altan, Cezmi Ersöz ya da Tarık Tufan okuyana daima öykünür. Boş verin siz. Bunların hepsi hurâfe. Okuma eyleminin anlamı okuduğuna not vermek değildir. Okuma eyleminin anlamı, yazanın ne anlattığını ayrıntısıyla anlayabilmektir. Zira akıllından akıllı, cahilden cahil, kötüden kötü vardır. Biz, okuyarak sadece bu tecrübelerimizi artırır ve düşüncelerimizi zenginleştirerek yaşamımıza dair disiplinimizi en üst düzeye çıkarmaya çalışırız.
Lakırdıyla geçen vaktimizin onda birini okumakla geçirseydik, lakırdı edecek ne az sözümüz olurdu öyle değil mi? Çünkü o zaman konuşmadan önce düşünmek zorunda kalırdık. Düşündükçe de cahilliğimizi görür, sükunetimize sarılıp okumaya, öğrenmeye, bilmeye, anlamaya can atmaz mıydık?
Okuyunuz! İster karikatür dergileri, ister mühendis kitapları, ister biletlerin üzerini... Okuyacak bir şeylerinizin olmadığnıı düşünüyor ya da söylüyorsanız, o zaman canınıza okumaya başlayabilirsiniz...
Daima okuyacak bir şeyin olması ne güzel öyle değil mi?

Yorumlar

Bunlar da ilginizi çekebilir

GeLevera Deresi ( Koyverdun gittun beni ) Nota–Akor–Tab

Lâzım oLdu yazdım. Lâzım oLur payLaşıyorum. Bu dünyaya sen de lâzımdın Kâzım, Ah be Kâzım…! Dökümanı Midi oLarak BURADAN indirebiLirsiniz.



Türkiye'deki - Ülkemizdeki Başlıca Müzik Türleri

TÜRKİYE’DEKİ BAŞLICA MÜZİK TÜRLERİ 

Halk müziği: Türkiye'nin çeşitli yörelerinde farklı ağızlar ve formlarda söylenen yöresel etnik müziklerin tümüdür. Yapısal olarak folklorun bir parçasıdır. Anadoluhalk müziği, sözlü halk müziği ve sözsüz halk müziği olmak üzere ikiye ayrılır. Sözlü halk müziğine genel olarak türkü adı verilir. Sözsüz halk müziği ise düzenli yöresel çalgı ezgileridir.
Türk halk müziği formları: Halk türkülerinin ölçülü olanına kırık hava, ölçüsüz olanına uzun hava denir. Kırık Hava: Ritmik karakterleri ve ölçüleri belirgin olan ezgilerdir. Düzenli bir ritim özelliği göstermekle birlikte geleneksel söyleyiş kalıplarına bağlı olarak icra edilen bir formdur.
Uzun Hava: Geleneksel Türk halk müziğinde genel olarak serbest ritmli (usulsüz) olarak söylenen ezgi türüdür.  Başlıca formları, bozlak, gurbet havası, hoyrat, divan, yol havası, Arguvan ağzı, Çamşıhı ağzı, maya, barak ağzı ve müstezattır.

Başlıca çalgılar:Bağlama ( Saz ), Kaval, Kemençe, Zurna, Davul, Mey

Sanatçılar

Müzik tarih şeridi / müzik dersi performans ya da proje çaLışması

Teşekkürler sihirLi keman ( http://www.dersimizmuzik.org ) öğretmenim. Zira onun öğrencileri hazırlamış bu ödevi, sağ olsun o da bizlerle paylaştı. Bu arada ödevi hazırlayan “Ali” isimli öğrencimize de teşekkür ederim.
Biliyorsunuz tarih şeridi tarihi dönemlerin, önemli olayların kronolojik olarak gösterildiği, üzerinde küçük bilgi notlarının ve o dönemi simgeleyen resimlerin olduğu görsel bir materyaL.
Bu öğrencilerimiz bu ödevde tarih derken müzik tarihini tarih şeridi olarak hazırlamışlar. Fikir vermesi amacıyla ben de sizlerle paylaşıyorum. Bence iyi bir ödev konusu, düşünenlere tebrikler! hep diyorum “düşünmek güzeLdir!” diye ... :)
Ama bunun sıralaması aslında şöyle : “Öğrenmelisin, düşünmelisin, yaratmalısın!
Rönesans (1450–1600)
Belli başlı ilk polifonik bestelerin ortaya çıktığı (teksesli müzikten çoksesli müziğe geçilen) dönemdir. Müzik, kilise çevresinde gelişmiştir. Vokal müzik yaygındır (özellikle madrigaller). Bunun yanısıra, basit çalgı toplulukları olan konsortlar i…

Blok Flüt Nota Gösterim CetveLi ( Yeni )

( 2011 Ekim ) Yeni düzenLenmiş hâLidir
Blok Flüt Nota Gösterim CetveLi - KaLın ( Birinci Pozisyon )

Blok Flüt Nota Gösterim CetveLi - İnce ( İkinci Pozisyon )

Blok Flüt Nota Gösterim CetveLi - Çok İnce ( Üçüncü Pozisyon )



Dökümanı PDF uzantılı oLarak indirmek istiyorsanız da ŞuRaya tıklayınız. Dökümanı PDF uzantılı hale getiren ve benimle ( dolayısıyla da sizlerle ) payLaşan muzikogretmenleriyiz.biz site sahibi /  yöneticisi Ömer POLAT öğretmenime ayrıca teşekkür ederim.
---------------------------------------
Dökümanı hazırLarken faydaLandığım kaynak sayfa için buRaya tıkLayınız.

Aynı dökümanı 2000'Li yıLLarın başLarında da ( bu yazının üstündeki imaj ) hazırLamıştım. Eski dökümanı da buRadan indirebiLirsiniz.

FaydaLı oLması diLekLerimLe...

Merdiven ( Yukarıya çıkalım aşağıya inelim ) Şarkısı Nota Akor Eşlik Melodika Blok Flüt

Yukarıya çıkalım aşağıya inelim -2- Azıcık dinlenip bir daha deneyelim -2-  ------------ Yukarısı LA olsun aşağısı RE olsun -2- Şimdi de seslerin hepsine bir ad olsun -2- -------- Re mi fa sol la la laa / la sol fa mi re re ree -2- La la sol mi fa sol / la sol fa mi re re ree - 2- 
Söz-Beste : Erdoğan OKYAY Eşlik: Yusuf BİŞGEN
Şarkının eşliğini BURADAN indirebilirsiniz