Ana içeriğe atla

Finale'de Türk Müziği Fontları ve Makamlar İçin Hazır Şablonlar ( Templates )

Finale Nota Yazım Programında ( 2012-2014 ) Türk Müziği eserlerini yazmak için gereken font ve (Makamlar için ) Hazır Şablonlar ( Templates )'ı daha önce şuradan indirmiş ve kullanmıştım. Ancak yeni sürüme geçince ( 2017 ) bu şablonlar nedense çalışmaz oldu.
Ben de yeni sürümle uyumlu şablonlar hazırladım.
           Yeni font ve şablonları buradan indirebilirsiniz.



Dökümanları programa nasıl ekleyeceğiniz yine burada gayet güzel anlatılmış.
            Finale nota yazım programı ile ilgili öğrenmek istediğiniz bir şey olduğunda aşağıdaki linklere tıklayınız.
Ünsal Deniz
İ. Erdem Efe
Yılmaz Hak
Süleyman Tarman
           Faydalı olması dileklerimle

NEDEN OKUMALIYIZ?

Okumalısın ey İNSAN,
Okumalısın! Çünkü, bilebildiğin kadar İNSAN olur, İNSAN olduğunca yaşamayı öğrenir, yaşamayı öğrendiğin sürece de ne denli kıt, eksik olduğunu anlarsın. Yaşamayı anlamak öyle küçümsenecek bir şey değil. Zira değerini bilemeden yaşadığın, yaşarken önemsemediğin bir an karşına öyle bir zamanda çıkar ki, cahilliğin, utancın olur. Ama cahillik, koltuğuna gireceğin son dostun bile değildir. Şuncacık yaşamımızda bize vakit kaybettiren onca gereçle yaşamı geçiştirmeyi, günü kurtarmayı amaçlayan insan, hiçbir zaman İNSAN olamaz. Elindekinin kıymetini bilerek şu aciz aklını yola koyabilene ne mutlu...
29 harften oluşan şu uçsuz bucaksız evrende dolaşmayı bilmeyen, bunun yerine koyacak bir şeyler arayan, bulunduğu yerle övünenlerden olmayınız. Sizi artıranın yalnızca bildiklerinizden kaynaklandığını, bildiklerinizi geliştirmek ve pekiştirmek için de kullanılabilecek tek yolun okumak, okumak ve daha çok okumak olduğunu görünüz.
Bencilliğimizi bir yana bırakarak etrafımıza bakacak olursak muazzam bir döngü içinde yeşeren hayatta ne denli basit heveslerimiz ve gayelerimiz olduğunu gördüğümüz zaman, yaptıklarımızdan el etek çekerek kendimizi ilime adamak yerine, korkumuzu daha da gürbüzleştirerek cahilliğin karanlığında yürümeye devam etmenin ne anlamı var ki? Evet, elbette, korkarım ki, korkağız; ancak bu korkaklık bilgisizliğimizin cahilliğinden değil, bilginin kattığı cahillikten geldiği zaman çatık kaşlarımız düzelecek, gözlerimiz yerleri değil göğü aramaya başlayacak, an zamana sığmayacak ve yarın, bugünden öte olmayacak. Çünkü zaman ancak bilene ifadesiz kalır. Bilmeyen ise zamana söz geçirmek için uğraşır durur.
Öleceksin ey İNSAN!
Yarın ne de olsa gelecek. Ama ölüme gözlerimizi yummadan önce gözümüzün önünden geçenlerin içinde yaptıklarımızı değil, yapamadıklarımızı bileceğiz. Yapamadıklarımızın sebebi, bilememiş olmamızdan öte olmayacak. “Keşke daha çok sevseydim!”, “Keşke yapmasaydım?”, “Keşke daha çok gezseydim!”, “Keşke daha az uyusaydım!”, “Keşke daha çok görseydim!”, diyeceksiniz, sırası olmayan ünlemlerle... Ancak içine düştüğümüz cahillik bize o anda bile “Bilseydim severdim; ama bilmedim, bilmek istemedim”, “Bilseydim yapardım; ama yapmadım, yapmayı istemedim”, “Bilseydim görürdüm; ama görmedim, görmek istemedim” cümlelerini kurdurmayacak. Sırası gelmeden konuşayım, “Ben istedim, ama...” diyen ahmaklardansanız, bırakın... Sizin burada da işiniz yok. Utanıp okumaya devam ediyorsanız, bir cümle daha hakkınız var. Bıraktıklarınıza bir şey daha katın ve artık istemeyi de bırakın. “Keşke” demek istemiyorsanız istemeyin, yapın. Çünkü bu dünyaya hepimiz aynı akılsızlıkla, aynı fikirsizlikle ve aynı görgüsüzlükle geldik. Akılsızlığımız, fikirsizliğimiz ve görgüsüzlüğümüzle belki yerildik, acısıyla kavrulduk; ama bilen ya da bildiğini iddia eden de aynı yollardan geçmedi mi?
Einstein’a cep telefonu verseniz komik bir duruma düşmeyeceğini mi zannediyorsunuz? Cahilliğinden kızaran yüzünde utancını gizlemek istemeyeceğini mi düşünüyorsunuz? Sen ne kadar İNSAN’san, o da sen kadar İNSAN, öyle değil mi? Ancak Einstein’la aramızdaki fark şu: Biz, daha önce görmediğimiz bir şeyle karşılaştığımız zaman içinde bulunduğumuz durumu kurtulması gereken bir durum olarak görür ve halimizi alayla, dalgayla geçiştirmeye çalışarak ya kendimize ya da karşımızdakine çatar, akılsızlığımızı gizleyerek halimizi geçiştirmeye çalışırız. Ancak Einstein böyle mi yapar? O şaşırır. Hayretli bakışlarına dalan bizler de en az onun kadar şaşar ve heyecanına öyle bir iştirak ederiz ki onun söze dökmediği cümlelerine ortak olur, sohbetinde can buluruz. Kıssası, Einstein görgüsüzlüğünün huzurunu bilgisizce yaşarken, biz gördüklerimizin içinde cahilliğimizi yaşamaya devam ederiz. Böyle mi İNSAN olunur?
Bize şaşmayı öğreten, bizi iğrenç yaşamlarımızın içinden çekip çıkaracak olan tek şey okumaktır. Çünkü ancak o zaman ölümü, öldüreni, ölümsüzlüğü anlayabiliriz. İşte ancak o zaman, zamanı geçiştirmeyi değil, lezzetiyle yaşamayı öğreniriz.
Oku! Okumanın, İNSANLığın şartı olduğunu bilerek oku... Bilemedin mi? O zaman, sen oku da nasıl okursan oku...

Yorumlar

Bunlar da ilginizi çekebilir

GeLevera Deresi ( Koyverdun gittun beni ) Nota–Akor–Tab

Lâzım oLdu yazdım. Lâzım oLur payLaşıyorum. Bu dünyaya sen de lâzımdın Kâzım, Ah be Kâzım…! Dökümanı Midi oLarak BURADAN indirebiLirsiniz.



Türkiye'deki - Ülkemizdeki Başlıca Müzik Türleri

TÜRKİYE’DEKİ BAŞLICA MÜZİK TÜRLERİ 

Halk müziği: Türkiye'nin çeşitli yörelerinde farklı ağızlar ve formlarda söylenen yöresel etnik müziklerin tümüdür. Yapısal olarak folklorun bir parçasıdır. Anadoluhalk müziği, sözlü halk müziği ve sözsüz halk müziği olmak üzere ikiye ayrılır. Sözlü halk müziğine genel olarak türkü adı verilir. Sözsüz halk müziği ise düzenli yöresel çalgı ezgileridir.
Türk halk müziği formları: Halk türkülerinin ölçülü olanına kırık hava, ölçüsüz olanına uzun hava denir. Kırık Hava: Ritmik karakterleri ve ölçüleri belirgin olan ezgilerdir. Düzenli bir ritim özelliği göstermekle birlikte geleneksel söyleyiş kalıplarına bağlı olarak icra edilen bir formdur.
Uzun Hava: Geleneksel Türk halk müziğinde genel olarak serbest ritmli (usulsüz) olarak söylenen ezgi türüdür.  Başlıca formları, bozlak, gurbet havası, hoyrat, divan, yol havası, Arguvan ağzı, Çamşıhı ağzı, maya, barak ağzı ve müstezattır.

Başlıca çalgılar:Bağlama ( Saz ), Kaval, Kemençe, Zurna, Davul, Mey

Sanatçılar

Müzik tarih şeridi / müzik dersi performans ya da proje çaLışması

Teşekkürler sihirLi keman ( http://www.dersimizmuzik.org ) öğretmenim. Zira onun öğrencileri hazırlamış bu ödevi, sağ olsun o da bizlerle paylaştı. Bu arada ödevi hazırlayan “Ali” isimli öğrencimize de teşekkür ederim.
Biliyorsunuz tarih şeridi tarihi dönemlerin, önemli olayların kronolojik olarak gösterildiği, üzerinde küçük bilgi notlarının ve o dönemi simgeleyen resimlerin olduğu görsel bir materyaL.
Bu öğrencilerimiz bu ödevde tarih derken müzik tarihini tarih şeridi olarak hazırlamışlar. Fikir vermesi amacıyla ben de sizlerle paylaşıyorum. Bence iyi bir ödev konusu, düşünenlere tebrikler! hep diyorum “düşünmek güzeLdir!” diye ... :)
Ama bunun sıralaması aslında şöyle : “Öğrenmelisin, düşünmelisin, yaratmalısın!
Rönesans (1450–1600)
Belli başlı ilk polifonik bestelerin ortaya çıktığı (teksesli müzikten çoksesli müziğe geçilen) dönemdir. Müzik, kilise çevresinde gelişmiştir. Vokal müzik yaygındır (özellikle madrigaller). Bunun yanısıra, basit çalgı toplulukları olan konsortlar i…

Blok Flüt Nota Gösterim CetveLi ( Yeni )

( 2011 Ekim ) Yeni düzenLenmiş hâLidir
Blok Flüt Nota Gösterim CetveLi - KaLın ( Birinci Pozisyon )

Blok Flüt Nota Gösterim CetveLi - İnce ( İkinci Pozisyon )

Blok Flüt Nota Gösterim CetveLi - Çok İnce ( Üçüncü Pozisyon )



Dökümanı PDF uzantılı oLarak indirmek istiyorsanız da ŞuRaya tıklayınız. Dökümanı PDF uzantılı hale getiren ve benimle ( dolayısıyla da sizlerle ) payLaşan muzikogretmenleriyiz.biz site sahibi /  yöneticisi Ömer POLAT öğretmenime ayrıca teşekkür ederim.
---------------------------------------
Dökümanı hazırLarken faydaLandığım kaynak sayfa için buRaya tıkLayınız.

Aynı dökümanı 2000'Li yıLLarın başLarında da ( bu yazının üstündeki imaj ) hazırLamıştım. Eski dökümanı da buRadan indirebiLirsiniz.

FaydaLı oLması diLekLerimLe...

Merdiven ( Yukarıya çıkalım aşağıya inelim ) Şarkısı Nota Akor Eşlik Melodika Blok Flüt

Yukarıya çıkalım aşağıya inelim -2- Azıcık dinlenip bir daha deneyelim -2-  ------------ Yukarısı LA olsun aşağısı RE olsun -2- Şimdi de seslerin hepsine bir ad olsun -2- -------- Re mi fa sol la la laa / la sol fa mi re re ree -2- La la sol mi fa sol / la sol fa mi re re ree - 2- 
Söz-Beste : Erdoğan OKYAY Eşlik: Yusuf BİŞGEN
Şarkının eşliğini BURADAN indirebilirsiniz