12 Temmuz 2007

MÜZİKTE ELEŞTİRİ - Evin İlyasoğlu

ELEŞTİRİ sözcüğü ülkemizde SERTLİK, İĞNELEME ve OLUMSUZLUK kavramları ile örtüştürülür. Sözcüğün özündeki olumlu ve olumsuz karakterler tek yönüyle algılanır. Böylece eleştirmen de olumsuz kişidir. Yüzü asık olmalıdır. Hep karşısındakinin zor anlayacağı çok büyük, çok teknik sözler etmelidir. Yazılarında kaleminden kan damlamalıdır. Ağırbaşlıdır. Böylece gerçek bir eleştirmen “erkek adam” olmalıdır!
Herhalde bu nedenle olacak ki, zaman zaman telefonda: “Evin Bey ile görüşebilir miyim”, der bir ses. “Evin” adındaki kişi benim, bir bey değil, deyince, “nasıl olur, siz bir eleştirmensiniz, sizi hep bir erkek olarak düşünmüştüm”, yanıtını alırım. Zarfın üstünde “Sayın Bay Evin İlyasoğlu” yazıyor. İçinde o günlerde yeni çıkmış bir kitabım için kutlama mesajı var!

ELEŞTİRİNİN TANIMI

Eleştiri, tarihin akışı sürecine (dikey olarak), içinde bulunduğu çağın değerleri, kıstasları doğrultusunda (yatay olarak) bir sanat eserinin olumlu ve olumsuz yönleriyle incelenemesidir. Bu işi yaparken ne çağlarboyu süregelmiş estetik yargılardan arınabilirsiniz ne de içinde yaşadığınız çağın değerlerinden soyutlayabilirsiniz.
Eleştiri yazısının diğer bir işlevi de o sanat olayının belgelenmesidir. Tanıklık tutanağıdır bir yerde. Eleştirmen eğer o konseri anarsa, o şiire değinirse, o sergiyi anlatırsa, bir yerde olay, yazıya dökülmüş olacaktır, dolayısıyla etkinliğin varlığını belirtecek bir tanık ortaya çıkacaktır.
 yazının devamı buRada...

Hiç yorum yok: