Ana içeriğe atla

Finale'de Türk Müziği Fontları ve Makamlar İçin Hazır Şablonlar ( Templates )

Finale Nota Yazım Programında ( 2012-2014 ) Türk Müziği eserlerini yazmak için gereken font ve (Makamlar için ) Hazır Şablonlar ( Templates )'ı daha önce şuradan indirmiş ve kullanmıştım. Ancak yeni sürüme geçince ( 2017 ) bu şablonlar nedense çalışmaz oldu.
Ben de yeni sürümle uyumlu şablonlar hazırladım.
           Yeni font ve şablonları buradan indirebilirsiniz.



Dökümanları programa nasıl ekleyeceğiniz yine burada gayet güzel anlatılmış.
            Finale nota yazım programı ile ilgili öğrenmek istediğiniz bir şey olduğunda aşağıdaki linklere tıklayınız.
Ünsal Deniz
İ. Erdem Efe
Yılmaz Hak
Süleyman Tarman
           Faydalı olması dileklerimle

Eğitim ve Müzik Eğitimi:

En genel anlamıyla eğitim, bireyleri belli amaçlara göre yetiştirme süreci ya da 1950’li yıllarda Tyler’in tanımıyla “bireylerin davranış biçimlerini değiştirme süreci” olarak (Fidan,1986) olarak kabul edilmiştir. Ertürk ( 1972) ise eğitimi “bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değiştirme meydana getirme süreci” olarak tanımlamıştır. Okul içinde ve okul dışındaki eğitim süreçlerinin birbirini tamamladığı göz önüne alındığında ise eğitimin kapsamı genişlemekte ve toplumdaki kültürlenme süreci olarak yaygın, örgün ve bireysel bütün öğrenmeleri kapsamaktadır. Çağdaş Eğitim bilim, sanat ve teknik eğitimi kapsar, günün anlayış ve koşulları doğrultusunda bütünlük gösterir. Çağdaş Eğitim’in bir boyutu olan sanat eğitimi görmeyi, işitmeyi, dokunmayı, tad almayı öğreterek yaratıcılık için gerekli olan kişisel duygu ve deneyimleri geliştirir (San, 1985:17). Çünkü yaratıcılık süreci bütün duyuşsal ve düşünsel etkinliklerden, yaşantılardan etkilenir ve etkiler. Sanat eğitimi plastik sanatlar eğitimi, dramatik sanatlar eğitimi ve fonetik sanatlar eğitiminden oluşur. Müzik duygu, tasarım ve izlenimleri belirli bir amaç ve yöntemle, belirli bir güzellik anlayışına göre birleştirilmiş seslerle işleyip anlatan estetik bir bütündür”(Uçan,1997:10). Müziğin en temel öğesi ses olup, sesle birlikte ritim, melodi, tını, armoni, ton, hız ve gürlük öğeleri bütünleşerek bir form içerisinde Hans Eisler’in belirttiği gibi insanın içinde bulunduğu doğal, sosyal ve kültürel öğeleri bazen otomatik olarak çağrıştıran anlatımlar oluşturur (örneğin, asker marşları, ölüm marşları, oyun müzikleri vb). Bu şekilde ortak duygular oluşturarak önceden hazırlıklı olmayan biri bile müziğin etkisiyle bu ortak duyguları paylaşabilir(Fischer,1985:204). Eğitim ve Sanat Eğitimi kapsamında Müzik Eğitimi de bu kültürlenme süreci içinde “ bireye kendi yaşantısı yoluyla amaçlı olarak belirli müziksel davranışlar kazandırma, müziksel davranışlar değiştirme, geliştirme süreci” (Uçan,1997:8) olarak tanımlanmaktadır. Bu süreç müzik eğitiminin şu boyutlarında gerçekleşmektedir.

*Müziksel işitme, okuma yazma eğitimi
*Şarkı söyleme eğitimi,
*Çalgı çalma eğitimi,
*Müzik dinleme eğitimi,
*Müziksel yaratma eğitimi,
*Müziksel bilgi eğitimi,
*Beğeni eğitimi,
*Müziksel duyarlılık eğitimi,
*Müziksel iletişim ve etkileşimde bulunma eğitimi.

Müzik eğitimi genel eğitim içerisinde davranış değiştirme ve geliştirme bakımından önemli ve özgün bir yere sahip bulunmaktadır. Genel kültürlenme süreci içerisinde müzik eğitimi insan ve toplumların gelişimi ve dönüşümü ile birlikte sürekli gelişerek değişmiştir.

Müziğin Çoklu Zekaya Etkileri:

Çoklu zeka kuramını geliştiren Howard Gardner zekayı”bir veya daha fazla kültürel yapıda değeri olan bir ürüne şekil verme ya da problemleri çözme yeteneği” olarak tanımlamıştır (Gardner,1993). Gardner kuramını sözel-dil, mantıksal-matematiksel, görsel-uzaysal, müziksel-ritmik, bedensel-kinestetik, sosyal zeka, içsel zeka olmak üzere önce yedi, daha sonra sekizinci olarak doğacı zekayı (1995) ekleyerek açıklamaya çalışmıştır. Gardner, müziğin eğitimde önemli ve gerekli bir rolü olduğunu, geliştirdiği çoklu zeka teorisinde belirtir. 1997’ de yayınlanan “The Musical Mind” başlıklı makalesinde müziğin diğer zeka alanlarından özel bir zeka alanı olduğunu, diğer zeka alanlarına göre daha duygusal ve kültürel ağırlık taşıdığını bazı insanlara yollarını organize etmede, düşünmede ve çalışmalarında yardım ettiğini ve daha da önemlisi diğer zeka alanlarını da geliştirdiğini belirtmiştir. Günümüzde Çağdaş eğitim yaklaşımları ile yapılan uygulamalı araştırmalar müzik eğitiminin önemini çok yönlü olarak getirmektedir. Bu araştırmalar doğrudan çoklu zeka kuramı uygulamaları gözönüne alınmadan yapılmış olsa bile araştırmacılar sözkonusu zeka alanlarının kapsamı içerisindeki süreçleri derinlemesine incelemişlerdir. Bu araştırmalara çoklu zeka kuramı etkinlikleri boyutunda baktığımızda müzik eğitiminin pek çok zeka alanını geliştirici etkilerini görebiliriz. Bu etkileri aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz.

Müzik Eğitiminin Sözel-Dil Zeka Alanına Etkisi :

Gardner, Fox, Jeffery ve Knowles (1996) tarafından yapılan bir grup araştırmada zenginleştirilmiş, aşamalı, beceriye dayalı müzik programlarına katılan öğrencilerin okuma başarılarının, müzik programına katılmayan öğrencilerden çok daha yüksek olduğu saptanmıştır.1952’ de Hall tarafından yapılan bir çalışmada 278 sekiz dokuzuncu sınıf çocuklarının müziksel geçmişlerine bakılmış, bu çalışmaya göre müzikle çalışan çocukların okuma ve anlamalarında ilerleme olduğu ortaya çıkmıştır. Ramey ve Frances Campbell (1996) tarafından North Carolina Üniversitesinde yapılan bir çalışmada hazırlık sınıfı öğrencilerine şarkılı oyunlar öğretilmiş ve IQ’ larının 10-20 arası yüksek çıktığı, okuma başarılarının yükseldiği gözlenmiştir. Rhode Adası 1996’ da Nature’ de yayınlanan bir yazıda birinci sınıfta müzikle ilgilenen öğrencilerin okuma performanslarında artışın olduğu gözlenmiştir.

Müzik Eğitiminin Mantıksal-Matematiksel Zeka Alanına Etkisi:

Gardner, Fox, Jeffery ve Knowles (1996) tarafından yapılan bir grup araştırmada zenginleştirilmiş, aşamalı, beceriye dayalı müzik programlarına katılan öğrencilerin matematik başarılarının, müzik programına katılmayan öğrencilerden çok daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ramey ve Frances Campbell tarafından North Carolina Üniversitesinde yapılan bir çalışmada (bu çalışma Rcaders Digest’ in Ekim 1996 sayısında “You Can Raise Your Child’s IQ” başlığıyla yayınlanmıştır) hazırlık sınıfı öğrencilerine şarkılı oyunlar öğretilmiş ve IQ’ larının 10-20 arası yüksek çıktığı ve matematik sonuçlarının yükseldiği gözlenmiştir. Rhode Adası 1996’ da Nature’ de yayınlanan bir yazıda birinci sınıfta müzikle ilgilenen öğrencilerin matematik performanslarında artışın olduğu gözlenmiştir.

Müzik Eğitiminin Görsel-Uzaysal Zeka Alanına Etkisi :

Frances Rauscher ve Gordan Shaw tarafından Kaliforniya Üniversitesi, Irvine’nde yapılan bir araştırmada günde 30 dakika grup müzik dersi ve 10-15 dakika klavye dersi alan hazırlık okulu öğrencilerin müzik dersi almayanlardan; objeleri bir araya toplama becerileri 0.80 oranında artmıştır. Gardner (1997)’a göre de müzik çocukların yollarını organize etmede, düşünmede, çalışmada yardım eder ve diğer alanlarını da geliştirir.

Müzik Eğitiminin Bedensel- Kinestetik Zeka Alanına Etkisi :

Musica Research Notes in Fall, 1996’ da yapılan bir araştırmaya göre uzun süreli, çalışmalarda müziğin pozitif etkisi vardır. Kodaly metodunun öğretimdeki etkisi araştırılmış ve buna göre bu çalışmaların olduğu müzik programlarındaki öğrencilerin devinişsel ve bilişsel gelişmelerinde oldukça etkili olduğu anlaşılmıştır. Yine yapılan bir araştırmaya göre müzik eğitimi, büyük ve küçük kas gelişimini ve uyumunu sağlar.

Müzik Eğitiminin Sosyal Zeka Alanına Etkisi :

1978’ de Mc Carty, Mc Elfresh, Risce ve Wilson tarafından yapılan bir araştırmaya göre müzikle ilgilenmeye başlayan öğrencilerin okul otobüsündeki davranışlarında değişmeler gözlenmiştir. Colwell ve Davidson tarafından yapılan bir araştırmada ise sanatsal aktivitelerin olduğu Cuma ve Pazartesi günlerinde okula devamsızlık oranında düşüş vardır. Müzik;
*Okul ve toplum çevresine nitelikli yaşam için katkıda bulunur.
*Öğrencilerin kariyer için hazırlanmalarında yardımcı olur ve hobidir.
*Daha çok çalışmaya yönelterek günü yaşanabilir ve ilginç yapar.
*Yaşamı zenginleştirir, diğer geçmiş ve şimdiki kültürler gibi kendi kültürel mirasımızı anlamamızı sağlar.
*Takım çalışmasına teşvik eder.
*Yaşam başarısının habercisidir.

Müzik Eğitiminin İçsel Zeka Alanına Etkisi :

Martha Mead Giles tarafından yapılan araştırmanın sonucuna göre ise müziğin çocukların kendilerini duygusal olarak iyi hissetmelerinde önemli bir yeri vardır. Müzik eğitimi alan çocuklar, müzik eğitimi almayanlara göre kendilerini duygusal olarak daha iyi hissetmektedirler. Tarihsel müzik eğitimi ve müzik terapileri araştırmalarına göre müzik ve müzik eğitiminin insan yaşamında önemli bir yeri vardır. Müzik,
* hayal etme ve yaratmaya yol gösterir, deneyim ve yaratıcılığa katkıda bulunur.
*Canlılık, mükemmellik ve beste yapmak, tatmin edici ve ödüllendirici aktivitelerdir.
* Müzik, duyarlı olmaya katkıda bulunur.
*Disiplin ve kararlılığı barındırır.
* Sevinç ve başarının temel kaynağıdır.
* İnsanlar için telepatik bir yoldur.
* Müzik eğitimi katılımcılıkla ilgili benlik değerine katkıda bulunur.

The New York Times International, Mayıs 1996’ daki bir yazıda Japonya, Kore, Taiwan ve Çin müziğinin eğitimdeki yeri ABD’ ye göre daha önemsenmektedir ve bu ülkelerdeki çocukların müziksel zekada ve sesin perdesini ayarlamada daha iyi olduğu ortaya çıkmıştır. Susan Black “The Musical Mind” yazısında yeni doğan bebeklerin sinirsel mekanizmasının müzik ile geliştiğini belirtmiştir ve bu çalışmanın gösterdiği en önemli veri de erken yaşlarda ve devamlı müzik eğitimi alan çocukların beyin gelişimi ve organizasyon yetilerine müziğin yardım ettiğidir. Langstaff ve Mayer’in yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre erken çocukluk yaşlarında müzik eğitiminin müziksel-ritmik zeka gelişimde çok önemli bir yeri vardır.

Rauscher, Shaw, ve Ky (1993) tarafından yapılan bir araştırmaya göre ise on dakika Mozart’ın piyano sonatı K.448 dinleyen kolej öğrencilerinin IQ larında yükselme gözlenmiştir.

İmparatorluk Döneminden Köy Enstitüleri’ne Müzik Eğitimi:

Türkiye’de müzik eğitimi uygulamaları ve programları İmparatorluk Dönemi’nden başlayarak sürekli değişim ve gelişim göstermiştir. İmparatorluk döneminde başlıca sivil ve örgün eğitim kurumları Sıbyan Okulları, Medreseler ve Enderun Okulları idi. Bu dönemde programlarda ayrı bir müzik dersi olmamakla birlikte, ezan, kuran ve ilahilerin kulaktan öğretim yöntemi ve usta-çırak ilişkisi içerisinde dinsel bir müzik eğitimi kapsamında verildiği anlaşılmaktadır (Uçan, 1997:42). Dinsel müzik eğitiminin ağırlıklı olarak verildiği kurumlar tekkeler olup; sıbyan okulları ve medreseler de dini makamlar tarafından yönetilip denetleniyordu. Enderun okulları ise yalnız devleti yöneten yüksek dereceli sivil kadroyu yetiştiren; aynı zamanda beceri eğitimi veren eğitim kurumları idi( Başgöz, Wilson;1968:27). Bu okullarda uygulanan müzik eğitimi dönemin ünlü müzikçileri tarafından meşkhane denilen özel müzik odalarında veriliyordu. Burada eğitim gören öğrencilerin Geleneksel Türk Sanat Müziği kapsamında müzik dersi alması zorunlu olup, özel müzik yeteneği olan kişiler ise mesleki müzik eğitimi türünde ve bir çeşit konservatuar niteliğinde; dinsel olmayan bir müzik eğitimi ile eğitiliyorlardı. Bu bakımdan Enderun Okulları’nın laik okullar olduğu söylenebilir.

Tabılhane, Mehterhane, Muzika-i Humayun askeri-örgün müzik eğitimi kurumları olup, 1826’ da İmparatorluğun öncelikle askeri alanda benimseyerek başlattığı yenileşme hareketleriyle Çoksesli Batı Müziği araç, yöntem ve uygulamaları kendini bu kurumlarda ilk kez göstermeye başlamıştır. Muzika-i Humayun’dan başlayan bu yenileşme ve batılılaşma hareketleri giderek diğer eğitim kurumlarını da etkileyip değiştirmeye başladı (Uçan,1997:42). Bununla birlikte Cumhuriyet Dönemi’nde eğitim kurumlarında gerçekleştirilen ilk önemli değişiklik, 3.03.1924 tarihinde kabul edilen 430 sayılı “Öğretimi Birleştirme Yasası ( Tevhid-i Tedirisat Kanunu) olup bu yasa ile dine dayalı eğitim veren geleneksel eğitim kurumlarına son verilmesi olmuştur. Bu yasa aynı zamanda okullarda verilecek olan müzik eğitiminin de içeriğini belirlemesi bakımından örgün eğitimi sistemi içerisinde önem kazanmaktadır. Yine bu dönemde yapılan en önemli atılımlardan biri ilk kez müzik öğretmeni yetiştirme anlayışının 1924 tarihinde Ankara’da kurulan Musiki Muallim Mektebi’ nin açılmasıyla gerçekleştirilmiş olmasıdır. Musiki Muallim Mektebi 1937-1938 yılına kadar hem müzik öğretmeni yetiştirme, hem de konservatuar niteliğinde müzik sanatçısı yetiştirme işlevini sürdürmüş; bu tarihten başlayarak müzik öğretmeni yetiştirme işlevini, Gazi Orta Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü’nde açılan müzik bölümüyle sürdürmüştür. Bunu yanısıra ilkokul öğretmeni yetiştiren İlköğretmen Okulları, Köy Öğretmen Okulları ve Köy Enstitüleri programlarında müzik dersi zorunlu bir ders olarak okutulmuştur. İlk deneyim ve uygulamaları 1937’ ye dayanan, fakat yasal düzenlemesi 17.Nisan.1940’ta yapılan Köy Enstitüleri Sistemi demokratik bir eğitim sistemi olarak sanat eğitimi kapsamında müzik eğitiminde ilkleri uygulamaya sokması bakımından önemli bir ayrıcalık taşımaktadır. Bu bağlamda Köy Enstitülerinin kurucuları Hasan Ali Yücel diğer niteliklerinin yanısısra müzisyen kimliği, İsmail Hakkı Tonguç iş, yaratıcı iş, meslek eğitimi ve sanat eğitimi anlayışları ile bugün bile bizleri yol göstermeye devam etmektedirler.

İsmail Hakkı Tonguç’un Sanat ve Müzik Eğitimi Anlayışı:

Tonguç, Öğretmen Ansiklopedisi ve Pedagoji Sözlüğü’nün sanat eğitimi maddesinde sanat eğitiminin amacı ve önemini şu şekilde açıklamaktadır( Tonguç, 1952).“Çocuğu sanatçı gibi davranabilecek etkinliğe kavuşturmakla, türlü konuları çeşitli vasıtalarla şekillendirme olanağına kavuşulur. Okulda böyle bir durum yaratmanın eğitsel değeri büyüktür. Çocuğun da tıpkı sanatçı gibi içinde saklı duygularını ifade etmek, sanat eserleriyle temasta bulunmak suretiyle güzellik zevkini tadacağı düşünülmektedir. Bu da ancak okulda sanat havası yaratmak, öğrencilere sanat alanında çalışma zemini hazırlamak, sanat eserleriyle temasa geçirmek ve onları sanat eserleriyle etkileşecekleri bir çevre içinde tutmakla mümkündür”. Tonguç, “Sanat Eğitiminin Alanları ve Araçları “ konusundaki görüşlerini;

* Okul Binasının ve Dersliklerin Güzelleştirilmesi
* Güzel Sanatlara Ait Eserlerin İncelenmesi
* Ana Dili ve Yabancı Dil Öğretiminde Öğrencilerin Zevklerinin Geliştirilmesi
* Resim Derslerinde Çocuklara Şekil ve Renk Zevkinin Aşılanması
* Beden Eğitimi Çalışmalarının Öğrencilerini Estetik Zevklerini Geliştirecek Şekle Sokulması
* Elişi Derslerinde Öğrencilere Güzellik ve İş Zevkinin Aşılanması
* Çocuk Temsillerinin Sanat Eğitimi Bakımından Değerlendirilmesi
* Müzikten Yararlanılarak Öğrencilerin Sanat Duygularının Geliştirilmesi başlıklarıyla ortaya koymaktadır. Bu maddeyi “Müzik dersinde ya da ders dışında, öğrencileri tek veya küme halinde müzikle ilgili etkinliklere katmak, okulda sürekli olarak müzikle beslenen bir hava yaratmak ve bunun için radyodan yararlanmak”olarak açıklamaktadır.

Tonguç’un 1952’de Bir Yayınevi tarafından yayınlanan (Kurtuluş;2001:27)“Öğretmen Ansiklopedisi ve Pedagoji Sözlüğü” kitabında Müzik Öğretimi ile ilgili görüş ve önerilerini şu şekilde açıklamaktadır.”İlk ve orta dereceli okullarda ve öğretmen yetiştiren kurumların programlarında yer alan müzik dersinin amacı çocuğu kendiliğinden etkin kılarak müzikle ilgili yetilerini geliştirmektir. Öğrenciler; şarkı söylemeye, nota yazıp okumaya, basit müzik aletlerinden birini çalmaya, müzik dinlemeye, izlenimlerini ifade etmeye ve kendi buluşlarını açıklamaya alıştırılmalıdır. Çocukların çevrelerinde duydukları sesleri taklit etmelerinden başlanarak o seslerle şarkılardaki seslerin benzerlik ve farklılıklarına dikkatleri çekilmelidir. Müzik dersleri sıkıcı olmaktan çıkarılmalı ve müzik çalışmaları ders dışı zamanlara taşınmalıdır. Çocuk koroları kurulmalı, konserler verilmeli, gramofon ve radyodan yararlanılmalı, çoksesli parçalara geçilmeli, marşlar söylenerek yürünmeli ve çalışılmalı, ritmik danslar ve ulusal oyunlar oynanmalıdır. Çocukta müzik gereksinimi yerleştirilmelidir.”

Tonguç’un iş eğitimi anlayışı ve Köy Enstitüleri uygulamalarına bakıldığında müzik eğitimi ve öğretimi bakımından şu ilklerin gerçekleştiği söylenebilir.

1. Müzik eğitimi ve öğretimi ilk kez yaratıcı iş eğitimi ve meslek eğitimi anlayışına oturtulmuştur. Pragmatizm müzik eğitiminde anlamını kazanarak kullanabilecekleri bir eğitim ve sanat müziği dağarcığı öğretilmiştir.
2. Yaratıcı bireyin özgür birey olduğu düşüncesinden yola çıkılarak Köy Enstitüleri’nin her yerinde öğrenciler müzik etkinliklerinde de özgür ve etkin kılınmışlardır.
3. Müzik öğretiminde İlk kez çalgı zorunluluğu getirilerek müzik eğitiminin diğer boyutları raslantısal seslere bırakılmamıştır( Mf.V,1943:123).
4. Sanat eğitimi anlayışı bütün boyutlarıyla bir bütünlük ve tutarlılık göstermektedir.
5. Yeni kurulmuş olan Devlet Konservatuarı ve Gazi Eğitim Enstitüsü’nde çokseslendirilen Halk Müziği Dağarı Enstitülerdeki öğrenciler tarafından yorumlanmıştır.
6. Ezberci bir müzik eğitimi ve öğretimi yerine uygulamadan kurama, müzikten bilgiye gitme ilkesi bir yöntem olarak uygulanmıştır.
7. Her Enstitüde bugün bile okullarda bulmakta zorlandığımız pek çok çalgı bulundurulmuştur.
8. Öğrencilerin kendi kendilerine kaldıklarında kullanabilecekleri her türlü çalgı çok sayıda alınıp, öğrenciye dağıtılmıştır.
9. Müzik yeteneği olan öğrenciler Yüksek Köy Enstitüsü’ne gönderilerek ilerlemeleri sağlanmıştır.
10. Enstitülerde yaşanan ve yorumlanan müzik halk danslarıyla, tiyatroyla ve diğer sanat dallarıyla bir bütün olarak yakın çevreye sunulmuş ve köyün kültürel olarak canlandırılmasında katkıda bulunulmuştur.
11. Aşık Veysel, gibi kaynak kişilerden yararlanılarak “usta öğreticiler” kavramı bu dönemde müzik eğitiminde anlamını kazanmıştır.
12 Müzik eğitimi ve öğretimi günlük yaşayıştan kopuk değil, Enstitü içinde ve dışında kullanılabilir bir şekilde verilmiştir.
13. Öğrenilen dağarcık öğrencilerin iş motivasyonunu arttırmada en büyük araç olarak kullanılmıştır. Öğrenciler her iş ve etkinliklerinde Enstitüleri simgeleyen Ziraat marşı, Yenice Yolları, Sis Dağı gibi marş ve türküleri müziksel bir kimlik simgesi olarak görmüşlerdir.
14. Yurt dışına müzik eğitimi için gönderilen bestecilerle Konservatuarda görevli müzikçiler (Ruhi Su, Aydın Gün, A.Adnan Saygun, Kemal İlerici) buralarda görevlendirilerek zengin bir sanat ve eğitim müziği kültürünün oluşturulması sağlanmıştır.
15. Demokratik bir sanat müzik eğitimi anlayışı ile herkese zorunlu müzik dersi verilerek müzik eğitiminin çoklu zeka alanlarına katkısından herkesin yararlanması sağlanmıştır.
16. Müzikte dinleme etkinliklerinden yaratmaya estetik duyarlılık müzik eğitiminin bütün boyutlarında gerçekleştirilmiştir.
17. Yöresel ve bölgesel Türk Halk Müziği dağarcığı imece yöntemi ile ( Ör: Hasanoğlan’a, Pulur’a, Arifiye’ye ve diğer Enstitüler’e giden öğrenciler, ekipler kendi yörelerinin türkülerini ve halk oyunlarını öğretip onlarınkini öğrenirdi) bütün Enstitüler’de ulusal bir halk Müziği ve halk oyunları dağarcığı oluşmasını ve yaygınlaşmasını sağlamışlardır.

Sonuç:

Günümüzde zeka kavramı bireylerde varolan bir potansiyel ve değer olarak kabul edilmekte, fırsat ve olanaklara bağlı olarak ortaya çıkmakta ve geliştirilmektedir. Doğuştan getirilen bir takım potansiyeller kültürel değerler ve ön yaşantılar zeka alanlarının ortaya çıkmasında ve gelişmesinde işlev kazanmakta, diğer zeka alanları gibi müziksel zeka bireyleri yetenekli-yeteneksiz ayrımından öteye bireyleri tanımak ve müziksel olarak hangi davranış değişikliği kazandırılabilir görüşünden yola çıkılarak yönlendirilmektedir. Köy Enstitüleri’nde iş içerisinde, iş yoluyla, iş için eğitim anlayışı ve yöntemi bir anlamda sanat eğitimi genelinde, özelde müzik yoluyla, müzik içinde ve müzik için eğitim anlayışının da uygulaması olmuştur. Bu ancak bireye önem veren ve bir değer olarak gören hümanist ve ilerici bir eğitim anlayışıyla gerçekleştirilebilirdi. Köy Enstitüleri insan, demokrasi ve sanat eğitiminin bir bütünsellik içerisinde verildiği özgün eğitim kurumlarıydı. Bu eğitim anlayışı hala günceldir ve aşılamamıştır. Günümüzde çağdaş eğitim arayışlarında temel anlayış bireyin özgürleşmesi ve yaratıcılının geliştirilmesi çabasıdır. Bu anlamda Köy Enstitüleri bir özgürleşme kurumlarıydı. Bu birikimler ve zenginlikler günümüze mutlaka geliştirilerek taşınmalıdır.

KAYNAKÇA
1.Başgöz, İ,Wilson,H.E (1968).Türkiye Cumhuriyetinde Eğitim ve Atatürk, Ankara, Dost Yayınevi
2. Brand, M. (2002). “Fantasıes and Other Romantıcızed Concepts of Music Teaching: A Cross-cultural Study of Chinese and North Amerıcan Musıc Educatıon Students’ Images of Musıc Teaching” International Journal of Music Education .39. [17-30]
3. Conway, C. M. (2000). “The preparation of Teacher-Researchers in Music Education” , Journal of Music Teacher Education, Reston: v.9, i.2, p:22
4.Ertürk, S(1972).Eğitimde Program Geliştirme, Ankara, Hacettepe Üniversitesi Yayınları
5. Fidan, N(1986).Okulda Öğrenme ve Öğretme, Ankara, Kadıoğlu Matbaası
6. Fischer, E(1985).Sanatın Gerekliliği, Ankara, Sevinç Matbaası
7. Gardner, H (1983).Frames of Mind:The Theory of Multiple Intellegence .New York:Basic Books
8. Gardner, H( 1993).Multiple Intellegence :The Theory in Practice .New York:Basic Books
9. Gardner, Fox, Jeffery, Knowles (1996). “Improves Reading and Math Performance” Nature May:23
10. Hınckley, J. M. (2001). “A Sound Education” Educational Leadership, V.59, N.2
11. Kurtuluş, Y(2001).Köy Enstitülerinde Sanat Eğitimi ve Tonguç, Ankara, Aktaş Basımevi
12. San, İ(1985).Sanat ve Eğitim,Ankara, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Yayınları
13. Tonguç, E(1997a).İsmail Hakkı Tonguç: Yaşamı, Öğretisi, Eylemi(1.Kitap) Ankara, Güldikeni Yayınları
14. Tonguç, E(1997b).İsmail Hakkı Tonguç: Yaşamı, Öğretisi, Eylemi(2.Kitap) Ankara, Güldikeni Yayınları
15.Tonguç, İ.H(1952).Öğretmen Ansiklopedisi ve Pedagoji Sözlüğü, İstanbul, Bir Yayınevi(Ed.R.G. Arkın)
16. Tonguç, İ:H(1933).İş ve Meslek Terbiyesi, Ankara, Hakimiyet-i Milliye Matbaası
17. Türkoğlu, P(1997).Tonguç ve Enstitüleri, İstanbul, Yapı Kredi Yayınları
18. Maarif Vekilliği(1943).Köy Enstitüleri Öğretim Programı, Ankara, Maarif Matbaası
19. Moore, R. S. (2002). “Influence of Multicultural Singing Games on Primary School Children’s Attentiveness and Song Preferences in Music Classes” International Journal of Music Education .39. [31-39]
20.Rauscher, F; Shaw, G. (1997). “Enhances Higher Brain Function”, Neurological Research, Feb. 28
21. Uçan, A. (1997). Müzik Eğitimi (Temel Kavramlar-İlkeler-Yaklaşımlar), Ankara, Müzik Ansiklopedisi Yayınları
22. Weber, E. (1999). “Uniting To Introduce Multiple Intelligences Approaches (MITA)”, Nassp Bulletin; Vol:83, Iss.604, [57-64]
23. Wılson,F. R. (1998). “Provides Important Experiences”AMC, Music and Your Child
24. Wright, R. (1998). “A Holistic Approach to Music Education”, British Journal of Music Education, 15:1, [71-81]

İnternet Kaynakçası:
25. Akın, J. “Music Makes A Difference” http://elwood.pioned.net/hub7/diff.html (son ulaşım: 04.09.2000)
26.Harvey, A. (1997). “An Intelligence View of Music Education” http:// www.menc.org/publication/articles/academic/hawaii. htm (son ulaşım: 01.04.2003)
27. Weinberger, N. M. (1998). “The Powers of Music” http://pioned.net/hub7/power.html (son ulaşım:04.09.2000)
38.“Why is Music Basic” The Value of Music Education” http://elwood.pioned.net/hub77valve.htm (son ulaşım:26.11.1997)

kaynak:Müzik Eğitimi Ulusal Veri Bankası:muzikegitimcileri?>?>?>?>?>


 



www.medeasanat.com


 

Yorumlar

Bunlar da ilginizi çekebilir

GeLevera Deresi ( Koyverdun gittun beni ) Nota–Akor–Tab

Lâzım oLdu yazdım. Lâzım oLur payLaşıyorum. Bu dünyaya sen de lâzımdın Kâzım, Ah be Kâzım…! Dökümanı Midi oLarak BURADAN indirebiLirsiniz.



Türkiye'deki - Ülkemizdeki Başlıca Müzik Türleri

TÜRKİYE’DEKİ BAŞLICA MÜZİK TÜRLERİ 

Halk müziği: Türkiye'nin çeşitli yörelerinde farklı ağızlar ve formlarda söylenen yöresel etnik müziklerin tümüdür. Yapısal olarak folklorun bir parçasıdır. Anadoluhalk müziği, sözlü halk müziği ve sözsüz halk müziği olmak üzere ikiye ayrılır. Sözlü halk müziğine genel olarak türkü adı verilir. Sözsüz halk müziği ise düzenli yöresel çalgı ezgileridir.
Türk halk müziği formları: Halk türkülerinin ölçülü olanına kırık hava, ölçüsüz olanına uzun hava denir. Kırık Hava: Ritmik karakterleri ve ölçüleri belirgin olan ezgilerdir. Düzenli bir ritim özelliği göstermekle birlikte geleneksel söyleyiş kalıplarına bağlı olarak icra edilen bir formdur.
Uzun Hava: Geleneksel Türk halk müziğinde genel olarak serbest ritmli (usulsüz) olarak söylenen ezgi türüdür.  Başlıca formları, bozlak, gurbet havası, hoyrat, divan, yol havası, Arguvan ağzı, Çamşıhı ağzı, maya, barak ağzı ve müstezattır.

Başlıca çalgılar:Bağlama ( Saz ), Kaval, Kemençe, Zurna, Davul, Mey

Sanatçılar

Müzik tarih şeridi / müzik dersi performans ya da proje çaLışması

Teşekkürler sihirLi keman ( http://www.dersimizmuzik.org ) öğretmenim. Zira onun öğrencileri hazırlamış bu ödevi, sağ olsun o da bizlerle paylaştı. Bu arada ödevi hazırlayan “Ali” isimli öğrencimize de teşekkür ederim.
Biliyorsunuz tarih şeridi tarihi dönemlerin, önemli olayların kronolojik olarak gösterildiği, üzerinde küçük bilgi notlarının ve o dönemi simgeleyen resimlerin olduğu görsel bir materyaL.
Bu öğrencilerimiz bu ödevde tarih derken müzik tarihini tarih şeridi olarak hazırlamışlar. Fikir vermesi amacıyla ben de sizlerle paylaşıyorum. Bence iyi bir ödev konusu, düşünenlere tebrikler! hep diyorum “düşünmek güzeLdir!” diye ... :)
Ama bunun sıralaması aslında şöyle : “Öğrenmelisin, düşünmelisin, yaratmalısın!
Rönesans (1450–1600)
Belli başlı ilk polifonik bestelerin ortaya çıktığı (teksesli müzikten çoksesli müziğe geçilen) dönemdir. Müzik, kilise çevresinde gelişmiştir. Vokal müzik yaygındır (özellikle madrigaller). Bunun yanısıra, basit çalgı toplulukları olan konsortlar i…

Blok Flüt Nota Gösterim CetveLi ( Yeni )

( 2011 Ekim ) Yeni düzenLenmiş hâLidir
Blok Flüt Nota Gösterim CetveLi - KaLın ( Birinci Pozisyon )

Blok Flüt Nota Gösterim CetveLi - İnce ( İkinci Pozisyon )

Blok Flüt Nota Gösterim CetveLi - Çok İnce ( Üçüncü Pozisyon )



Dökümanı PDF uzantılı oLarak indirmek istiyorsanız da ŞuRaya tıklayınız. Dökümanı PDF uzantılı hale getiren ve benimle ( dolayısıyla da sizlerle ) payLaşan muzikogretmenleriyiz.biz site sahibi /  yöneticisi Ömer POLAT öğretmenime ayrıca teşekkür ederim.
---------------------------------------
Dökümanı hazırLarken faydaLandığım kaynak sayfa için buRaya tıkLayınız.

Aynı dökümanı 2000'Li yıLLarın başLarında da ( bu yazının üstündeki imaj ) hazırLamıştım. Eski dökümanı da buRadan indirebiLirsiniz.

FaydaLı oLması diLekLerimLe...

Merdiven ( Yukarıya çıkalım aşağıya inelim ) Şarkısı Nota Akor Eşlik Melodika Blok Flüt

Yukarıya çıkalım aşağıya inelim -2- Azıcık dinlenip bir daha deneyelim -2-  ------------ Yukarısı LA olsun aşağısı RE olsun -2- Şimdi de seslerin hepsine bir ad olsun -2- -------- Re mi fa sol la la laa / la sol fa mi re re ree -2- La la sol mi fa sol / la sol fa mi re re ree - 2- 
Söz-Beste : Erdoğan OKYAY Eşlik: Yusuf BİŞGEN
Şarkının eşliğini BURADAN indirebilirsiniz