24 Mart 2011

Seyyan Hanım (Seyyan Oskay) - Hayat Gülerken Ağlatır

seyyanoskay

Seyyan Oskay (d. 1913, İstanbul - ö. 16 Mayıs 1989, İstanbul), Türk tangocu.

İlk Türkçe tango eseri olan Mazi Kalbimde Bir Yaradır'ı ilk seslendiren kişidir. Tango, rumba ve foxtrot icra eden Oskay, elliyi aşkın uzunçalardan en çok söylediği tangolarla ün kazanmıştır.

"Değerli muğannilerimizden , Bayan Seyyan 1913 senesinde İstanbul'da doğmuştur. Pek küçük çağında sesinin fevkalade güzelliği ve musikiye olan merakı dolayısıyla orta tahsilini bitirdikten sonra İstanbul Konservatuarı'na giderek Mösyö Talariko'dan ders almaya başlamıştır, az zamanda büyük bir kabiliyet gösteren Bayan Seyyan Türk Ocağı konserlerine iştirak etmiş ve büyük muvaffakiyetler kazanmıştır, (...) Sesinde billuri bir ahenk çağlar, dileyenleri zevkin yüksek ufuklarına çıkarır."

Konservatuar yıllarında Fransızca ve İtalyanca şarkılar okudu. Hocası Kaptanzade Ali Rıza Bey'in 1914-20 arasında yaptığı ilk Türk operet çalışmalarındaki müzikal anlayışı yansıtan Efem, Çoban Yıldızı, Akşam Garipliği, Zavallı Aşk gibi eserlerden oluşan konserler verdi. Kadıköy'de Opera Sineması'nda verilen bu konserlerde yaşı henüz 16 idi. Bu şarkıları Columbia firması adına plak yaptı. Bir kaç plakta kendisine Feyza Hanım eşlik etti. Sonradan Sahibinin Sesi firmasına geçti. 1932'de ilk sözlü Türk tangosu sayılan Mazi'yi plağa okuyarak açılan yeni, dönemin başyıldızı oldu. Çok kısa bir dönem, 1930-31 arası Moulin Rouge'da
sahneye çıktı. Teğmen Sait Oskay'la evlendi. Plaklar yapmak için bulunduğu Sarıkamış'tan yılda bir iki kez İstanbul'a geliyor, Necip Aşkın Orkestrası eşliğinde stüdyoya giriyordu. Plaklarının sayışı elliye yakındır. Seyyan Hanım gerçekte: "Kim içerse Halis Düzü", "Daktilo", "Cici Berber", "Yaramaz", "Cemile", "Döktür" gibi rumbalar, fokstrotlar. "Ankara", "Demiryolu" gibi marşlar okumuşsa da asıl; ününü tango okuyucusu olarak yapmıştır. Plak şirketlerinin ticari amaçla okuttukları bu plaklar, ne dinleyicinin ne de kendisinin belleğinde yer etmiştir. Odeon firması içinde bir kaç plak yapıp piyasadan büsbütün çekilerek eşine ve ailesine yönelik bir yaşamı yeğlemiştir. Bu nedenle Seyyan Hanım, Lale-Nergis kardeşler, S.R. Bey, gibi taş plakların gizli bir yıldızı olarak kalmıştır. Ölümünden önce bir kaç radyo programına katılmış ve 1989, 16 Mayısında, İstanbul Maltepe'deki evinde vefat etmiştir.

Kendi Sözlerinden Hayatı

"Ben aslında ilk değil ama ilklerdenim. Benden önce, Fikriye Hanım ve Afife Hanım vardı".

"Kırmızı Değirmen"de tanıştım Fikriye Hanım'la. Benden hem yaş hem cüssece büyüktü. Necip Celal Andel şarkıları için sesi çok uygun değildi. O da mesela Muhlis Sabahattin Bey'in şarkılarından "Ayşe" gibi şarkıları söylüyordu.. Sabahattin Bey de istedi şarkılarını söylememi ama kabul etmedim. O başka bir hayat tarzı gerektiriyordu."

"Ben orada söylerken kimse dans etmezdi. Sadece konser dinlemeye gelmişler gibi dinlerlerdi. Annemle giderdik sonra onunla beraber dönerdik."

"Oradan beni ayıran mekân değil, orada ki hayat tarzına ayak uyduramayışımdı."

seyyanhanim

Hiç yorum yok: