19 Kasım 2009

DiLsiz KavaL - Karakoyun Hikayesi ve NotaLarı…

karakoyun


 Karakoyun efsanesini bir çoğumuz duymuşuzdur... Aslında bir çok farklı hikayesi var. Özet olarak geçmek gerekirse rivayete göre şöyle gerçekleşiyor; Zamanın birinde, yoksul bir çoban köyün ağasının kızına gönlünü kaptırır ve kızı ister. Tabi ağa kendini düşünerek yoksul, fakir bir çobana kızını verince köylülerin hakkında çıkaracağı söylentileri düşünür ve karşı çıkar. Ama kızının da çobanda gönlü olduğu için, çobandan sürüyü kırk gün boyunca ( Bir çok hikayede 3-4 gün söylenir ) susuz bırakmasını ve gece gündüz tuz vermesini ister. Kırk günün sonunda sürüyü dereden karşıya geçirmesini ister... O gün geldiğinde çoban kavalını eline alır ve sürüyle dere kenarına gelir. Sürü o kadar günlük susuzluğun ardından dereyi görünce koşmaya başlar ama çoban kavalını çalmaya başladıktan sonra sürü durur. Çoban sürüyü dereden su içirmeden karşıya geçirir ama içlerinden KARAKOYUN derenin ortasında kalır. Bir yanda çobanının kavalıyla yalvarması bir yanda kırk günlük susuzluğu vardır.Çoban karakoyunu kavalıyla ikna etmek için çaldığı kavalın tonunu yükseltir ve daha hızlı çalmaya başlar. En sonunda karakoyun çobanın çaldığı kavalla susuzluğunu unutur ve karşıya geçer... Köyün ağası bu durumdan çok etkilenir ve kızını verir çobana... Bir kaç hikayede de çobana kızını vermediğini söylüyor, hatta yine bir kaçında da kızla evlendikten sonra karakoyunun susuzluğa dayanamayıp öldüğü söyleniyor... Erdal hoca bu eseri bağlamaya o kadar güzel dökmüş ki, hikayeyi bilip dinlemenizi istedim ki siz de o heycanı yaşayasınız... Hikayenin bir de Kızılırmak Karakoyun diye filmi çekilmiş, internetten araştırırsanız orda kavaldan dinleyebilirsiniz...
Fırat Gölpunar
 


Hiç yorum yok: