18 Kasım 2007

umutlarımı alıp...

bir sabah ürkek, mahcup
kapına gelsem,
uyandırsam seni kuşlardan önce
gün ağarıyorken.
sevinir misin beni görünce?
yaşarken sabahın sessizliğini
şaşırır, telaşlanır mısın?
gösterir misin sevindiğini?
anlatır mı yüzünün her çizgisi,
sevildiğimi...

bir sabah, yorgun argın
henüz güneş doğmadan
toplasam tüm cesaretimi
ve umutlarımı alıp yanıma.
gelsem kapına.
yalnızlığımı,
bir de sensizliğimi
bıraksam avuçlarına.
soran gözlerle bakar mısın yüzüme?
yoksa güler mi göz bebeklerin
gösterir misin mutluluğunu?
söyler misin beni ne çok özlediğini?

gün doğarken
bölsem tatlı uykunu
hiç beklemediğin bir anda,
saçlarım uçuşarak
geliversem seher yeliyle
bir serçenin gelişi gibi
habersizce konuversem dallarına.
ürkek ve mahcup
bıraksam kendimi kollarına
sıkıca sarılıp kucaklar mısın?

sabah ayazı titretirken içimi
gelsem diyorum,
hiç beklemediğin bir sabah.
ısıtır mısın bakışlarınla yüreğimi?
ama hiç sormadan
‘’nerelerdeydin?’’diye
sitem etmeden,
oturtup baş köşeye
bir çay koyup ocağa
ellerin ellerimde, güler yüzünle,
‘’ne iyi ettin de geldin’’ der misin?

bir sabah diyorum, gelsem kapına.
yeni doğan günle birlikte
yeni umutlar doğsa içimize
özlemler bitse
dalgalar şarkı söylese
biz konuşmasak
gözlerimiz konuşsa.
anlatsalar ölümsüz sevgimizi
söyle, istemez misin?..

bir sabah diyorum, gelsem kapına.....

Hiç yorum yok: