10 Ekim 2007

Sanat, sanat eseri ve sanatçı...

Türk Dil Kurumu’nun Web sayfasına girip, Güncel Türkçe Sözlük’ten “SANAT” kelimesini ararsanız karşınıza 5 madde çıkar. Bu maddeleri aynen aktarıyorum:

1)Bir duygu, tasarı, güzellik vb.’nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık,

2)Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım,

3)Birşey yapmada gösterilen ustalık.,

4)Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü,

5)Zanaat.

Birinci maddeye dikkatinizi çekmek isterim. “Bir duygu, tasarı, güzellik ve bunun gibi” ifadesinden neyi anlamamız gerekmektedir. Duygularımızın, tasarılarımızın, güzelliklerin ve buna benzer duygu ve düşüncelerin anlatıLmasından kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. İkinci maddede “bir uygarlık ve topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım” ifadesi bize farklı ülkelerdeki sanat eserlerinin yapılarının o ülkenin sosyo-kültürel yapısına göre farklılık göstereceğini açıklıyor. Üçüncü maddede sözü edilen “bir şey yapmada” ifadesi ile, “bir eser üretmede gösterilen ustalık”tan bahsedilmektedir. Dördüncü ve beşinci maddelerin neyi ifade ettiğini bulmak o kadar da zor olmasa gerektir.

SANAT VE SANATÇI!
Aynı yöntemle, “SANAT ESERİ” maddesini aradığımızda tek bir karşılık bulmaktayız. “YaratıcıLık ve ustaLık sonucu ortaya çıkan üstün ve değerli eser.”

“SANATÇI” kelimesini aradığımızda ise 2 madde ile karşılaşırız:

1)Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr.

2)Sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan kimse.

“SANATÇI” kelimesini iki ayrı noktada düşünmeliyiz demek ki:

a) Üreten Sanatçı,

b)Uygulayan (icra eden) Sanatçı. (1)

Bu maddelere, evinde bilgisayarı ve internet bağlantısı olan, eğer yoksa bir internet kafeye giderek bir arama motorundan “Türk Dil Kurumu” yazıp, bu kurumun sayfasına girerek arama yapan herkes ulaşabilir. Yani yukarı da verdiğim bilgiler yeni değil. Çok uzakta da değil. Elimizin altında olan bilgiler.

GERÇEK SANAT
Yukarıdaki SANAT-SANAT ESERİ ve SANATÇI zincirini izlediğimizde, bu kavram ve sıfatların belirli bir ağırlığı ve ciddiyeti olduğu açıkça görülebilir. Çok basit ve kolay bir öğe değildir SANAT. Bir SANAT ESERİ’nin üstün bir niteliği vardır. Bu üstün nitelikli eseri üreten kişi de yani SANATÇI’da oldukça vasıflı bir kişidir. SANATSANAT ESERİ ve SANATÇI üçgeninin evrensel bir boyutu vardır ve bu üçgen günlük, gündelik, sıradan bir unsur değildir. Yüzyıllar önce üretilmiş bir Sanat Eseri’nin bugün ve daima kalıcı bir yönü var ise, bu sanatın ve o eseri üreten sanatçının üstünlüğüdür. Gerçek Sanat, Gerçek Sanat Eseri ve Gerçek Sanatçı kalıcı olandır, yüzyıllarca yaşayandır.

» Ülkemizde bu kavram ve sıfatların bu şekilde algılandığını söyleyebilir miyiz?
HAYIR.

» SANAT kavramının ne olduğunu okula yeni başlayan bir çocuğa öğretiyor muyuz?
HAYIR.

» Bunu gerçekleştirmek bize ne sağlayacaktır?

Toplumun bu kavram ve sıfatları doğru tanımasını ve tanımlamasını sağlayacaktır. Böylece SANAT BİLİNCİ olan kuşaklar yetişecektir.

» SANAT BİLİNCİ’ne sahip bir kuşağın yetişmesinin ne gibi bir faydası olabilir?

Yaşamındaki her türlü olayı ve olguyu değerlendirmesinde ona çok yönlü ve çok boyutlu düşünebilme özelliği sağlayacaktır. İyi bir SANAT İZLEYİCİSİ olma şansına sahip olmaya çalışacaktır. Böylece hayata uyumunda, cahil insanların gerçekleştirebildiği tek eylem olan kaba gücün gereksizliğini kavrayacak, onu insan kılan özelliklerinin düşünebilme, değerlendirebilme ve sonuca varabilme gibi yetileri olduğunu, sadece içgüdüleri ve duygularıyla hareket etmesinin onu insanlık dışına çıkartacağını, çünkü hayvanların da yaşamak işin işgüdüleri ve duygularıyla hareket ettiklerini fark edecektir. Bu onun kazanacağı derinliklerden sadece biri olabilecektir.

 

seRveR aciM

----------------------

bu yazıda bir yere takıLdı kafam

(1) Müziği Uygulayan (icra eden)kişiLere neden Sanatçı diyoRuz ki !!!... önerim : "YoRumcu"dur, ya da diyelim ki bir enstruman çaLıyor ve çok iyi ise ; gitaR-ist veyahut gitaR virtüözü... Thinking

bizim çocukLar önüne geLene sanatçı diyoRLar. heRşeyi teLevizyondan ( televizyon burada otoRİte figüRü oLuyor biR nevi !!! ) öĞRenen bu çocukLarın suçu deĞiL bu... popüLer küLtüR herşeyi yeniden/yeniden tanımLıyoR ve buna enGeL oLamıyoRuz.

en çok bozuLduĞum şeyLerden biri de kaseti & aLbümü oLmayan biR kimsenin "sanatçı" sıfatına Layık görüLmemesi... bu düşünme biçimi kendine temeL mantaLite ve dayanak oLaRak; "ProfesyoneL: yaptıĞı işten PARA kazanan!" ı aLıyoR. Bunun saĞLamasını ben şöyLe yapı-yoRum: KapitaL-ist toplumda tüm deĞerLer paRa üzeRinden şekiLLeniyor ve anLam kazanıyoR & tanımLanıyoR ! yani bugün biRi çıkıp haRİka bir eseR ortaya çıkarsa & üRetse ve diyeLimki yayınLamasa ( aLbümLerin "Piyasa"ya çıkma hikayesine bir başka yazıda dokunduRayım !) o kişi "sanatçı" oLmayacak mı? " Piyasa kuRaLarına göre düşündüĞümüzde cevabımız "eVet" oLacaktıR!. peki son sorumu da yazıp çekiLeyim köşeme : "ALbüm sahibi oLup da sanatın "S" sinden haberi oLamayanLarı hanGi kefeye koyacağız?"

buyRun şimdi bir beyin fıRtınası öRneĞi... bakaLım sizLeRe neLer çağRıştıRacak bu cümLeLeR ?:

_  "oLum 4 tane aLbümün var hâLâ bu hangi nota diyoRsun be ! yuh!"

_  Aşık veySeL biLiyor muydu nota? keRkenez!

_  (BaR sahibi) deR ki: ya vaLLa biLLa muhteşemsiniz. ama aLbümünüz yok! ancak bu kadar paRa veRirim...

_  Ya boşVeR oLum ne basıyon dim mim, bas teMeL akoRLarı, kim anLayacak ki?!

_  PaRayı veRen düdüĞü çaLaR!!

_  Abi be bu akoRLarın yanında 7 yazıyor! bu ne demek?!!

_  (iki müzisyen)soRma moRuk demine yanLışLıkLa minör yerine majöR aKoR basmışım, miLLet ne deR şimdi yaaa :(   bu sıRada "miLLet"ten biri yakLaşıR ve "abi ben böyle güzeL gitaR çaLan görmedim. benim Liseye giden biR oĞLum var, deRs veRiR misin? kız aRkadaşına hava atıyoRmuş bi aRkadaşı da.... hani benim oĞLumun neyi eksik? di mi ama abi?!!

Hiç yorum yok: