28 Ekim 2007

BİR KAR TANESİ ÜZERİNE

BİR KAR TANESİ ÜZERİNE

(bir güneş ve sonsuzluk arasında)

Pekin ağırlığının inceliği değil, burada gergin, dünya,
ve her zamanki gibi; ne de yeşil çeşme bakışı onun kimi zaman
yalnız güneşin suyu ile şimdi; ne de narin inişi yanaklarının
suskun, karanlık oyuğuna ağzının; ne de hoş omzu,
farklı bir japongülü gibi şimdi ve ne temiz; ne de saçı, altından,
gri, bir gün, sonra siyah, eşsiz değerde; ne de
öyle telaş eden, herşeyinde günün ve gecenin,
ve herşeyin üzerinde, daktiloda, kalemde, tükenmezdi
küçük elleri, benim için; ne de…; dediler ki talihim için bana:

"Son büyüm, iyi hatırla! İyi
hatırla!, yerleşti sahip olduğum olumsuz bir şeyde; sanki
bir grinin ışıklarını yayan gölge esintisi, sesleri
bir sessizliğin (ve sonsuz ahenkten olan şimdi), ölümcül
bilinmeyeni bir cüretkar güzelliğin; yerleşimci, kuşkusuz, daha görünür,
belki, tutulmalarda."
Talihim için, daha geçe kaldı sonsuzluk; ve çıktı
o; sonra anlattığı gibi, düşünülmüş bir tünelin başka ağzında:
ve çıkışını da gördü kızıl güneşin, kar tanesi üzerinde.

Hiç yorum yok: