30 Eylül 2007

The Hacker’s Manifesto - ( bir hacker’in vicdanı )

…hemen hemen tum hackerlar ve hacker olmak isteyenler tarafindan okunmus hack adina yazilmis en populer yazilardan biridir.

Yaziyi yazan kisinin rumuzu The Mentor’dir. Adi ise Loyd Blankenship’tir.
Bu yazi Loyd Blankenship’in bilisim sucundan yakalanmasindan kisa bir sure sonra ilk defa 8 ocak 1986 yilinda unlu hacker dergisi Phrack’de yayinlanmistir. Phrack =phrack.org

yazida bahsedilen “pano” o yillarda internet yaygin olmadigi icin ,veri iletisimi BBS ( bulletin board system ) adi verilen pano’lar kullaniliyordu.yani bizim su anda bulundugumuz forum o donemlerde BBS olarak geciyordu.

bu arada Loyd Blankenship su anda multimedya uygulamalari gelistiren bir sirkette calisiyor.

Bir Hacker’in Manifestosu

Bir Hacker’ın Vicdanı

Bugün birisi daha yakalandı, bütün gazeteler yazdı. “Bilgisayar Suçu Skandalının Sorumlusu Çocuk Yakalandı.”, “Banka Hesaplarıyla Oynayan Hacker yakalandı”

Kahrolası çocuklar . Bunların hepsi aynı.

Fakat sizler hiç üç parçalı psikolojiniz içinde ve 1950′lerden kalma teknobeyinlerinizle, bir hacker’in aklından neler geçtiğini düşündünüz mü? Onu nelerin gıcık ettiğini, nelerin şekillendirdiğini ya da motive ettiğini merak ettiniz mi?

Ben bir hacker’ım. Dünyama hoşgeldiniz…
Benimki, okulla başlayan bir dünya. Ben diğer çocukların çoğundan akıllıyım, bizlere öğrettikleri bu çöplük canımı sıkıyor…

Kahrolası başarısız çocuk. Bunların hepsi aynı.

Ortaokul ya da lisedeyim. Öğretmenlerin bir kesirin nasıl sadeleştirileceğini anlatmasını tam on beş kez dinledim. Nasıl yapılacağını anladım. “Hayır, Bayan Smith, yaptığımı göstermedim. Kafamdan hesapladım.”

Kahrolası çocuk. Büyük ihtimalle kopya çekti. Bunların hepsi aynı.

Bugün bir şey keşfettim. Bir bilgisayar buldum. Hey bir saniye bu gerçekten cool. Yapmasını istediğim şeyi yapıyor. Eğer bir hata yaparsa bu, işi ben mahvettiğim içindir. Benden hoşlanmadığı için değil…
Ya da benden korktuğu için değil.
Ya da benim küstah olduğumu düşündüğü için değil.
Ya da öğretmeyi sevmediği ve burda olmaması gerektiğini düşündüğü için değil.

Kahrolası çocuk. Bütün yaptığı oyun oynamak. Bunların hepsi aynı.

Ve sonra bir şey oldu…farklı bir dünyaya bir kapı açıldı…bir bağımlının damarlarındaki eroin gibi telefon hatlarına hücum ederek…elektronik bir kalp atışı duyulmaya başlandı…günlük yetersizliklerden kaçmak için bir sığınak aranıyordu… Burası bulundu.
“İşte bu.. Ben buraya aidim.”
Buradaki herkesi tanıyorum, hiçbiriyle tanışmamış, konuşmamış yada bir daha hiç haber alamayacak olsam da… Hepinizi tanıyorum.

Kahrolası çocuk. Yine telefon hatlarını meşgul ediyor. Bunların hepsi aynı.

Kıçınıza bahse girersiniz ki hepimiz aynıyız. Biz okulda bir dilim biftek için açlık çekerken bebek maması yedirildik… Pişirdiğiniz etin lokmaları önceden çiğnenmiş ya da lezzetsizdi. Sadistlerden tarafından yönetildik, ya da duygusuzlar tarafından görmezden gelindik. Öğretecek birşeyleri olan insanlar bizim öğrenmeye istekli öğrenciler olduğumuzu gördüler fakat bu insanlar çöldeki su taneleri kadar az sayıdaydılar.

Bu şimdi bizim dünyamız…Elektronların ve elektrik düğmelerinin dünyası…baud’un güzelliği…Fırsatçı oburlar tarafından işletilmese çok ucuz olacak bir hizmeti para vermeden kullanıyoruz ve siz bize suçlu diyorsunuz. Araştırıyoruz ve siz bize suçlu diyorsunuz. Bilginin peşinden gidiyoruz ve siz bize suçlu diyorsunuz…Biz derimizin rengi, milliyetlerimiz, dinlerimiz olmadan varız ve siz bize suçlu diyorsunuz. Atom bombaları yapıyorsunuz, savaşıyorsunuz, cinayet işliyorsunuz, aldatıyorsunuz ve bize yalan söylüyorsunuz; bizi bütün bunların kendi iyiliğimiz için olduğuna inandırmaya çalışıyorsunuz, yine de biz suçluyuz…

Evet, ben bir suçluyum. Suçum merak etmek. Suçum insanları ne söyledikleri ya da ne düşündüklerine göre yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil. Suçum sizden daha akıllı olmak ki beni bu yüzden hiçbir zaman affetmeyeceksiniz.

Ben bir hacker’ım. Bu benim manifestom. Bu bireyi durdurabilirsiniz, ama hepimizi durduramazsınız…çünkü herşey bir yana hepimiz aynıyız.

Thinking

Hiç yorum yok: